Aşk tanımı aşık

“Aşk hormonu” olarak tanımlanabilen tek bir hormon henüz bulunamasa da yapılan çalışmalarda bir deneğe aşık olduğu kişi gösterilince kanında mutluluk hormonu, cinsel istek hormonu, stres hormonu ve adrenalinin arttığı tesbit edilmiştir. Aşk – Aşk Nedir – Aşk Tanımı. Aşk isim Arapça ¤aş® Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi: “Gönlüm düştü bu sevdaya / Gel gör beni aşk neyledi.”- Yunus Emre. Atasözü, deyim ve birleşik fiiller. aşka düşmek aşka gelmek aşk ağlatır, dert söyletir aşk olmayınca meşk olmaz aşk yapmak Birleşik Sözler Takıntılı aşk iyileşmiyorsa mutlaka destek alınmalı Pazar, Ekim 22, 2017 aşk oyunları aşk oyunları Aşk, tanımı en zor yapılan olgudur belki de. Her zihnin aşk tanımı farklı, her gönlün tanımı eşsiz. Kişinin aşk nedir sorusuna verdiği yanıt aşık olmadan önce farklı, aşıkken farklı. Enteresan olan; aşk bittikten sonra tamamen farklı. Tekrar aşık olunca, tekrar farklı. Bana sorsanız, aşkı bağımlılık ve tutukluk arasında bir yere koyardım. Birçok yazarın, şairin ve yönetmenin konu edindiği Aşk Nedir, Aşk, tanımı en zor yapılan kavramlardan belki de biridir. Her zihnin aşk tanımı farklı, her kalbin tanımı eşsiz. Kişinin aşk nedir sorusuna verdiği yanıt aşık olmadan önce farklı, aşık olurken farklı. ilginç olan şey; aşk bittikten sonra tamamen farklı. Aşk nedir sorusunu belki de yüz kişiye sorsak yüz farklı cevap alırız. herkesin aşk tanımı farklıdır. Bu yüzden aşık olma stili de farklılık gösterecektir. Kimi erkek kadını ilk gördüğünde gözüne güzel geldiği için anında aşık olduğunu belirtir. Kimisi de aşkın varlığına bile inanmaz. Aşk göreceli kavramdır. Ama aşık olmak zamanla olacak şeydir. Bir ... Filozoflar başarılı aşk hayatlarıyla nam salmış kişiler değillerdir, buna rağmen bazıları umutsuzca romantik olmayı başarmışlardır, diğerleriyse misantrop yani insan sevmeyen kişiler olmuşlardır. Aşağıda, aşk hakkında yazmış veya gerek iş gerek kişisel yaşamlarında aşktan bolca etkilenmiş 10 filozofu listeledik. Ancak serotonini aşk açısından özel kılan, bu mutluluk hissinden çok, obsesif-kompulsif davranış bozukluğuna sahip, bir diğer deyişle 'takıntılı' insanlarda bu hormonun aktivitesindeki sorundan kaynaklanan bir açıklamanın bulunuyor olmasıdır: Aşık olduğumuzda, tek bir kişiden başkasını düşünememe sebebimiz ... Gerçek aşk ve platonik aşk nedir ? sorusunun en güzel cevabı ile karşınızdayız! Aşık olmak nedir, aşk nedir bilirmisin, aşk nedir bilimsel, aşk nedir en güzel tanımı, aşk nedir kısaca anlamı ve aradığınız tüm cevaplar için okumaya devam edin.. Kimisi aşık olduğu insanla evlenir ve mutlu bir yuva kurar. Kimisi de aşık olur ama zaman sonra ayrılmak zorunda kalır bazı sebeplerden dolayı ve aşkını kalbinde yaşamaya devam eder. Yani herkesin yaşadığı aşk kendisine özeldir. Bir birisinin aynısı olmaz.Size göre de aşk nedir tanımı anlatırsanız sevinirim.

Mağaramdan

2020.09.16 22:37 emirhanbakan Mağaramdan

Adeta artık içimde bedenimde iki kişi varmış gibi. İçim ve dışın gerçekten çok farklı kişiler. Dışıma ben değilim diyemem ama içim beni benden iyi tanımladığı için içimin içinde yaşayıp müthiş bi yalnızlığa doğru sürükleniyorum. Aslında o müthiş yalnızlığa yine o içimdeki insan sürüklüyor beni. Dışım hala insansal faaliyetlerini sürdüyor. Arada bir arkadaşlarıyla eğleniyor ailesile vakit geçirmeye çalışıyor ders çalışıyor vs. Fakat iç ve dışımın bağlantışılı olduğu tek nokta kitap okumak. Dışım vasıtasıyla gerçekleşen bu olayı içim adeta avını kapan aslan gibi kapmaya çalışıyor. Dışım kitapta bulduğu bazı olayları kendine yansıtmaya çalışıyor ve tabiki içim tüm bencilliğiyle ona engel oluyor. Düşünüyorum; Dışım içime göre kat ile güçlü. İsteklere, tutkulara, ve tüm duygulara sahip. Dışım kendi türdeşine ihtiyaç duymadan yaşamaya muktedir Tabi ona karşı bir içim olmassa. Peki içim... İçim neye sahip? Duygusuzluk tutkusuzluk ve isteksizlik, yaşayabilmesi için türdeşine ihtiyaç duymuyor fakat tek ve tüm arzusu olan ruhunu keşfedebilmek için ölmek veyahut kendini dondurmak istiyor. Sayın dostlarım içim benim insanlardan uzaklaştığım; Dostoyevskinin tabiriyle "mağaram" .Bu mağara, dolu bi mağara; yaşanmışlıklardan çıkarılmış dersler ve fikirler ile... Dünyada sadece hassas insanlar bu mağaraya sahip olabilir. Peki hassas insan kimdir. Buraya kadar hep gördüğümüz yazılar. Peki hassas insan gerçekten kimdir. Aslına bakarsanız bunun hakkında hiç düşünmedim hayatım boyu hep o mağaradayım bir şeyler düşünüyorum ama düşündeğim şeyleri asla ve asla bilmiyorum belki de bu benim acizliğimdir, çok da mühim değil. Hassas insanlar kimlerdir sorusuna tek bir cevap vermek aptallık olur. Ama genel bi tanı ortaya koyucak olursam bence bu insanlar hayatlarında herhangi bir şekilde herhangi bir şeyden başarı veya mutluluk duyabilecekken bunları yaşayamayan insanlardır Keşkesi bol olan insanlar... Bu insanlarında öyle hepsi değil dostlarım. Toplumun tabiriyle zeki ( fakat bence bu doğru değil insanların zekasının yönelimleri farklı türler olabilir ve bizim zeki diye nitelendirdiğimiz kısım zekasını düşünmeye yönlendiren kısımdır) denilen insanlar gerçek hassas insanlardır. Ama bekleyin. Dediğim gibi daha önce hiç bu konuda düşünmedim şimdi bir kaç satır geri gidip düşüncelerimin doğruluğunu teyit etmem gerekiyor. Evet dostlarım düşündüm de bir insanın kendi mağarasında yaşaması için hassas kalpli olmasına gerek yok. Kendi yazdıklarımı çürütme zamanı. Hassas kalpliliğin insana Tanrı vergisi olduğu kanısına vardım. Ve yukarda tanımını yaptıpım hassas kalpli insanlar tanımı aslında tamamen mağarasına gömülen insanların tanımı. Evet biraz karışık oldu ama sanıyorum sonuca vardık. Ve şimdi size bahsettiğim "zeki" insanların mağaralarında acı çekip iyice gömülmesine neden olan o duygudan bahsediyim. Gurur... Gurur bahsini ettiğimiz insanların en büyük düşmanıdır. Gurur mağarayı genişletendir. Peki nasıl. Evet her insanda gurur var. Peki neden sadece biz acı çekiyoruz bu kahrolası duygudan. Bu (bence) zekamızı düşünce yönünde yormamızdan kaynaklanan bir şey. Elbette ki sadece zekasını bu yönde kullanan insanlara "zeki" denmesinin sebebi olmalı. Bu insanlar hayatta sınıf atlasınlar veya atlamasınlar kendilerini bilim ahlak sosyal konularda geliştirmiştir. Burada bizi en çok ilgilendiren kısım ahlak. Bahsi geçen insanlar diye uzun uzun yazmayıp bundan sonra ben diye cümleye başlayacağım. Bende bir vakitten sonra öyle bir ahlak oluşuyor ki ortada yazılı veya sözlü ahlak anlayışı olmuyor. Düşünce üzere olan akla ve mantığa uyan bir ahlak anlayışı oluşuyor. Ve verdiğim ahlaki hükümler ne kadar yanlış gözüksede benim gözümden ramak mercek alıp bakılınca müthiş anlamlar kazanıyor. Beni mağaradayken diğer insanların bazılarına kızmaya iten ise olaylara birbirimiz gözünden bakamamız. Evet şuan gerçekten böyle söylüyorum ve göreceksiniz birazdan kendimle çelişeceğim ama hala dediğimin arkasındayım. Şimdi değineceğim konu ise nasıl mutlu olunacağı. Dostlarım eğer şu satıra kadar bahsettiklerimin yarısını dahi anladıysanız çok üzülerek söylüyorum ki hayatınızda hiçbir zaman mutlak mutluluk olmayacak. Evet sevinçli anılarımız olacak. Yeri gelecek güleceğiz fakat inanın bana onlar akıllarımızı uyuşturabilen bir takım olaylar. Uyuşuklar geçip gittiğinde, o mağarada uyandığınızda tekrar yalnızlık sizi boğacak. Ama size iyi niteğinde sayılacak bir haberim var. Dünya üzerinde öyle bir uyuşturucu var ki bırakın mağarımızı başta bahsettiğimiz iç kişiliğimizi öldürebilecek veya dondurabilecek kudrette. Yani demek istiyorum ki dostlar ruhumuzu keşfettirebilecek güçte. Ruhumuz ancak eşini bulduğunda varolduğunu gerçek manada hissetirir bize. Sanırım hangi uyuşturucudan bahsettiğimi anladınız ama yine de söyleyeyim baylar ve bayanlar. Aşk şaka gibi değil mi heralde bu yazıları bir aptal yazıyor olmalı, sizlere dünyada ki insanların çok ama çok büyük bir bölümünün sahip olduğunu iddia ettiği duygunun psikolojik rahatsızları var denebilecek insanları kurtaracağını söylüyorum. Evet dostlarım, fakat önemli açıklamalar ile... Aşk iki insanın hormonları etkisiyle birbirindem hoşlanması veya aile kurmak için (hatta hoşlantı olduğu iddia edilse bile) duyulan duygu değildir. Hormonlardan bahsederken bunu sadece cinsel olarak düşünmeyin dostlarım insanlar tabiatı gereği bir eş ihtiyacı duyarlar fakat bahsetmek istediğim de bu. O boşlukları doldurmak için kurulan ilişkiler değil aşk. Aşkın temel kavramı bence ruh münasebeti. Ve aşık insanların en büyük belirtisi birbirlerinin beyninin içini okuması. Sanırım çok uzattım bu yazıları yazma sebebim mağaramdan bir nebze uzaklaşmaya çalışıp anladığım hatta hâlâ anlamaya çalıştığım Dostoyevskiden kendime örnekler vermekti. Uykuya geçmeden şunu belirtmek isterim ki eğer bu uyuşturucuya benim gibi sahip olabilme şansınız varken olamadıysanız geçici uyuşturucular kullanın yani kitap okuyun. İyi geceler diliyorum. Sefaletten kurtulmanın tek yolu çalışkanlık sanırım.
submitted by emirhanbakan to u/emirhanbakan [link] [comments]


Aşkın Tanımı Mevlana Aşk Tanımı